Fırçam Kaydı...
4.9.2007
Karalama: Uyumlu Misralar


Dün yeni bir resim yaptım

Uzun bir aradan sonra ilk kez aldım elime fırçamı

Nasıl da özlemişim çizmeyi…

Belki bilmiyorsun ama

Gittiğinden beri ilk elime alışım boyaları

İlk dokunuşum renkli önlüğüme

 

Çizmeye başladığımda aklımda bir şey yoktu henüz

Yine çizerken gelmesini istedim

Bilirsin, fazla tasarlayınca iyi olmuyorlar…

 

Önce bir yüz çizdim.

Kaydı fırçam, asıldı yüz…

Sonra gözyaşlarım değdi tuvale,

Ağladı o küçük kız…

Duramadım bir yüz daha çizdim ardından.

İyi tuttum bu kez fırçayı

Kaymadı…

Hissiz oldu fırça elimde istediğini yapmayınca

Boynunu fazla sıkmışım, boğuldu…

Onun da kapattım gözlerini

Ama o ağlamadı!

 

Hani her 5 dakikada bir bakarım ya tuvale

Bakmadım bu kez,

Serbest bıraktım ellerimi

 

Sonra dank etti ama kafama

Çekildim geriye

Gördüm resmimi

Çizdiğim aynayı gördüm işte

 

Aslında hiç istememiştim kendimi çizmeyi

Seni çizmeyi

İstememiştim işte bizi çizmeyi

 

Elimden kaymıştı fırça

Ve aynamı çizmiştim tuvalime

Olamazdı

Olamaz…


Karalayan: sweetgirl | (3) Kişi demiş ki... | Ben derim ki... |
.::Yolun Sonu::.

İyi Düşünün...
4.9.2007
Karalama: Uyumlu Misralar

Hani demiştim ya "Blogu elden geçirdim" diye. İşte bu yazımı buldum dün. Duramadım yine yayınlıyorum.

Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e
bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yayılın çimenlerin üzerine..... Acele edin....
Er veya geç... Çimenler yayılacak üzerinize...

                                                         Jaques PREVERT


Karalayan: sweetgirl | (1) Kişi demiş ki... | Ben derim ki... |
.::Yolun Sonu::.

Uzanıp da dokunamadığım ellerin var...
14.8.2007
Karalama: Uyumlu Misralar

Photo

Hayaletler var etrafımda!

Uzanıp da dokunamadığım eller var.

Hissettiğim fakat göremediğim,

Duyduğum ama dinleyemediğim kesik sesler var.

 

Biliyorum!

Orada bir yerdeler

Hissedebiliyorum varlıklarını

Kimi zaman duyuyorum adımlarını

Ama dokunamıyorum ellerine

Göremiyorum yüzlerini

 

Her an peşimdeler sanki

Beni izliyorlar uzaktan bir yerden

Nefesleri ensemde gibi!

Görünmez bir el

Sürekli karıştırıyor sanki içimi

Ben her toparladığımda kendimi,

Yaramaz bir çocuk misali dağıtıyor beni.

 

Ve bu çocuk rüzgârlarda gizli

Her esintide vurup kaçıyor

Ne yapma istiyorsun Allah aşkına?

İstediğin ne? Söyle bana

Bu takipler

Bu gözetlemeler

Neden beni istiyorsun?

 

Beynimin içinde sanki

Düşüncelerim, hislerim, isteklerim…

Beni ben yapan bütün parçalarım sende

Yap-boz misaliyim elinde

Kırılmadık tarafım

Bozulmadık yanım kalmadı

Dengem altüst oldu ellerinde

 

Neden bu kadar oynuyorsun benimle

Susma ne olur!

Cevap ver!

Sessizlik arkasına gizlediğin

Bana bir türlü vermediğin bu cevaplar…

 

Arkamı döndüğümde yoksun

Ama oradasın, biliyorum

Neden kaçıyorsun böylesine içimdeyken?

Bu oyun niye?

Zaten çok karmaşığım içimde

Her düzelttiğimde bir şeyleri

Neden karıştırıyorsun beni?

 

Biliyorum, oradasın

Hissediyorum!

Karıştırdığın duygularım var.

Saklanıyorsun!

Ama içimdesin

Benden bana kaçıyorsun.

Yüzün içimde gizli!

Söyleyemediğin her neyse

Onu hissediyorum kalbimde

 

 

Senin, uzanıp da dokunamadığım ellerin,

Tam kalbimin üzerinde…


Karalayan: sweetgirl | (8) Kişi demiş ki... | Ben derim ki... |
.::Yolun Sonu::.

Dokundu(m) Yıldız(a)
6.8.2007
Karalama: Uyumlu Misralar

 

Geceydi

Karanlıktı

Gökyüzü yine çok şıktı

Yıldızlar süslemişti

Siyah yüzünü

 

Sonra bir yıldız

Evet, bir yıldız geldi yanıma

O muhteşem manzaranın bir parçası şimdi yanımdaydı

Ağır ağır indi tahtından

Yavaşça yaklaştı bana

Bir şey anlatır gibiydi

Adeta dans ediyordu

Bense sadece izliyordum

Sessiz ve hareketsizce

Büyülenmiş gibiydim

Bir yıldız

Evet, bir yıldız

Gökyüzünden yanıma gelmişti

Ah ne kadar da güzeldi

Hayranlık yaratan bir görünümü vardı

Güzelliği kelimelere sığmayacak bu parıltı

Saçlarımın arasında geziyordu

Oysa bize sıcak demişlerdi yıldızlar için

Ama bu

Bu öyle değildi

Tam aksine rahatlatan bir serinliği vardı…

 

Bütün gece benimle kaldı

Ve ben sadece susutum bu gösteri karşısında

Sanki konuşsam kaybolacaktı

Ağzımı açtığım anda düşüp, kırılacaktı

Korktum ve sustum…

 

Ve ben,

Evet, ben ona dokundum

Ya da o bana dokundu

Ama hissetmiştim ya onu

Zaten önemli olan da buydu

Öylesine harika bir histi ki bu

Anlatmaya ne benim cümlelerim yeter

Ne de sözlükteki kelimeler

 

Sonra güneş doğmaya başladı

Yıldızım söndü, kayboldu

Gece ne kadar çabuk bitmişti

Bu sessiz diyalog ne çabuk son bulmuştu

 

Ama ben dokunmuştum ona

Ya da o bana

Ne fark eder ki

Onu hissetmiştim ya

 

 


Karalayan: sweetgirl | (2) Kişi demiş ki... | Ben derim ki... |
.::Yolun Sonu::.

Sus(tum)!
6.8.2007
Karalama: Uyumlu Misralar

 

Sakın görmedim deme gözlerini

Biliyorum, gördün

Ağladığımı da gördün

Üzüldüğümü de

Ama sustun!

Bütün bunlara rağmen,

Beni görmüş olmana rağmen,

Sustun!

 

Yine susuyorsun

Farkında değilsin belki ama

Ben senden bahsediyorum.

Bu mısraları okuyan sen var ya

İşte tam da o senden

 

Sakın konuşma

Tekrar sus!

Duymak istemiyorum bahanelerini

İstemiyorum sebeplerini

Nasıl sustuysan şimdiye kadar

Topla kelimelerini ortadan

Ve öyle sus!

 

Konuş dememi mi bekledin yoksa?

Onca şeyden sonra seninle nasıl konuşurum?

Yo sen hak etmedin konuşulmayı

Hak etmedin konuşulmayı da dinlenmeyi de

Çok sustun bugüne kadar

Biraz daha sus!

Neden bile deme!

Salt bir sessizlik sağla yeter

Vermediklerini bugüne dek

Sessizliğin verecek!

 

Ama sen sus!

Tahammülüm kalmadı çünkü susuşlarına

Umursamayışlarına, kaçışlarına

Hâlâ anlamadın değil mi?

Bak buraya

Senden bahsediyorum

Bu yazıyı okuyan senden

Bahsettiğim aynaya baktığında gördüğün şey!

Neyse boş versene

Sen anlayamazsın benim sinirimi

Nedenini, beklentisini

Oku sadece

Derin bir sessizlik içinde yine

Olduğun gibi ol yani

Değiştirme sakın maskeni

Ben alıştım ve böyle kabullendim bile seni

Ama sen hâlâ anlayamadın beni

Yüzündeki şaşkın ve meraklı ifadeyi

Atamadın hâlâ şu gereksiz mimikleri

 

Sus!

Bende susacağım çünkü

Dinlemek de istemiyorum artık

Dinlenmek de!

 

Sen anlamadın bile beni

Ama boş ver

Önemli değil artık

Sus ve susayım

Bir iki ve üç

Hep beraber susalım…

 

 

(Dip Karalama: Bu yazı yoruma kapatılmıştır. Şimdi susma zamanı!)

 


Karalayan: sweetgirl |
.::Yolun Sonu::.


<- :: Tozlu Satırlar ->


Soğuk, soğuk, soğuk...
Her hakkı yastığımın altında saklıdır. Ama "Yok, ben kaynak göstereceğim." diyorsan ayrı...