
Dün yeni bir resim yaptım
Uzun bir aradan sonra ilk kez aldım elime fırçamı
Nasıl da özlemişim çizmeyi…
Belki bilmiyorsun ama
Gittiğinden beri ilk elime alışım boyaları
İlk dokunuşum renkli önlüğüme
Çizmeye başladığımda aklımda bir şey yoktu henüz
Yine çizerken gelmesini istedim
Bilirsin, fazla tasarlayınca iyi olmuyorlar…
Önce bir yüz çizdim.
Kaydı fırçam, asıldı yüz…
Sonra gözyaşlarım değdi tuvale,
Ağladı o küçük kız…
Duramadım bir yüz daha çizdim ardından.
İyi tuttum bu kez fırçayı
Kaymadı…
Hissiz oldu fırça elimde istediğini yapmayınca
Boynunu fazla sıkmışım, boğuldu…
Onun da kapattım gözlerini
Ama o ağlamadı!
Hani her 5 dakikada bir bakarım ya tuvale
Bakmadım bu kez,
Serbest bıraktım ellerimi
Sonra dank etti ama kafama
Çekildim geriye
Gördüm resmimi
Çizdiğim aynayı gördüm işte
Aslında hiç istememiştim kendimi çizmeyi
Seni çizmeyi
İstememiştim işte bizi çizmeyi
Elimden kaymıştı fırça
Ve aynamı çizmiştim tuvalime
Olamazdı
Olamaz…

Hayaletler var etrafımda!
Uzanıp da dokunamadığım eller var.
Hissettiğim fakat göremediğim,
Duyduğum ama dinleyemediğim kesik sesler var.
Biliyorum!
Orada bir yerdeler
Hissedebiliyorum varlıklarını
Kimi zaman duyuyorum adımlarını
Ama dokunamıyorum ellerine
Göremiyorum yüzlerini
Her an peşimdeler sanki
Beni izliyorlar uzaktan bir yerden
Nefesleri ensemde gibi!
Görünmez bir el
Sürekli karıştırıyor sanki içimi
Ben her toparladığımda kendimi,
Yaramaz bir çocuk misali dağıtıyor beni.
Ve bu çocuk rüzgârlarda gizli
Her esintide vurup kaçıyor
Ne yapma istiyorsun Allah aşkına?
İstediğin ne? Söyle bana
Bu takipler
Bu gözetlemeler
Neden beni istiyorsun?
Beynimin içinde sanki
Düşüncelerim, hislerim, isteklerim…
Beni ben yapan bütün parçalarım sende
Yap-boz misaliyim elinde
Kırılmadık tarafım
Bozulmadık yanım kalmadı
Dengem altüst oldu ellerinde
Neden bu kadar oynuyorsun benimle
Susma ne olur!
Cevap ver!
Sessizlik arkasına gizlediğin
Bana bir türlü vermediğin bu cevaplar…
Arkamı döndüğümde yoksun
Ama oradasın, biliyorum
Neden kaçıyorsun böylesine içimdeyken?
Bu oyun niye?
Zaten çok karmaşığım içimde
Her düzelttiğimde bir şeyleri
Neden karıştırıyorsun beni?
Biliyorum, oradasın
Hissediyorum!
Karıştırdığın duygularım var.
Saklanıyorsun!
Ama içimdesin
Benden bana kaçıyorsun.
Yüzün içimde gizli!
Söyleyemediğin her neyse
Onu hissediyorum kalbimde
Senin, uzanıp da dokunamadığım ellerin,
Tam kalbimin üzerinde…
Geceydi
Karanlıktı
Gökyüzü yine çok şıktı
Yıldızlar süslemişti
Siyah yüzünü
Sonra bir yıldız
Evet, bir yıldız geldi yanıma
O muhteşem manzaranın bir parçası şimdi yanımdaydı
Ağır ağır indi tahtından
Yavaşça yaklaştı bana
Bir şey anlatır gibiydi
Adeta dans ediyordu
Bense sadece izliyordum
Sessiz ve hareketsizce
Büyülenmiş gibiydim
Bir yıldız
Evet, bir yıldız
Gökyüzünden yanıma gelmişti
Ah ne kadar da güzeldi
Hayranlık yaratan bir görünümü vardı
Güzelliği kelimelere sığmayacak bu parıltı
Saçlarımın arasında geziyordu
Oysa bize sıcak demişlerdi yıldızlar için
Ama bu
Bu öyle değildi
Tam aksine rahatlatan bir serinliği vardı…
Bütün gece benimle kaldı
Ve ben sadece susutum bu gösteri karşısında
Sanki konuşsam kaybolacaktı
Ağzımı açtığım anda düşüp, kırılacaktı
Korktum ve sustum…
Ve ben,
Evet, ben ona dokundum
Ya da o bana dokundu
Ama hissetmiştim ya onu
Zaten önemli olan da buydu
Öylesine harika bir histi ki bu
Anlatmaya ne benim cümlelerim yeter
Ne de sözlükteki kelimeler
Sonra güneş doğmaya başladı
Yıldızım söndü, kayboldu
Gece ne kadar çabuk bitmişti
Bu sessiz diyalog ne çabuk son bulmuştu
Ama ben dokunmuştum ona
Ya da o bana
Ne fark eder ki
Onu hissetmiştim ya
Sakın görmedim deme gözlerini
Biliyorum, gördün
Ağladığımı da gördün
Üzüldüğümü de
Ama sustun!
Bütün bunlara rağmen,
Beni görmüş olmana rağmen,
Sustun!
Yine susuyorsun
Farkında değilsin belki ama
Ben senden bahsediyorum.
Bu mısraları okuyan sen var ya
İşte tam da o senden
Sakın konuşma
Tekrar sus!
Duymak istemiyorum bahanelerini
İstemiyorum sebeplerini
Nasıl sustuysan şimdiye kadar
Topla kelimelerini ortadan
Ve öyle sus!
Konuş dememi mi bekledin yoksa?
Onca şeyden sonra seninle nasıl konuşurum?
Yo sen hak etmedin konuşulmayı
Hak etmedin konuşulmayı da dinlenmeyi de
Çok sustun bugüne kadar
Biraz daha sus!
Neden bile deme!
Salt bir sessizlik sağla yeter
Vermediklerini bugüne dek
Sessizliğin verecek!
Ama sen sus!
Tahammülüm kalmadı çünkü susuşlarına
Umursamayışlarına, kaçışlarına
Hâlâ anlamadın değil mi?
Bak buraya
Senden bahsediyorum
Bu yazıyı okuyan senden
Bahsettiğim aynaya baktığında gördüğün şey!
Neyse boş versene
Sen anlayamazsın benim sinirimi
Nedenini, beklentisini
Oku sadece
Derin bir sessizlik içinde yine
Olduğun gibi ol yani
Değiştirme sakın maskeni
Ben alıştım ve böyle kabullendim bile seni
Ama sen hâlâ anlayamadın beni
Yüzündeki şaşkın ve meraklı ifadeyi
Atamadın hâlâ şu gereksiz mimikleri
Sus!
Bende susacağım çünkü
Dinlemek de istemiyorum artık
Dinlenmek de!
Sen anlamadın bile beni
Ama boş ver
Önemli değil artık
Sus ve susayım
Bir iki ve üç
Hep beraber susalım…
(Dip Karalama: Bu yazı yoruma kapatılmıştır. Şimdi susma zamanı!)