31.3.2009 - Güneş Doğuyor Üzerime...
Kategori: Gunluk


Artık her sabah güneş doğmadan uyanıyorum. Güneşin doğuşuna değil; doğması için…

Sanki ben izlemesem, beklemesem gelmeyecekmiş gibi… Memur gibi her sabah açıp perdemi, alıp çayımı bekliyorum.

Sonra o geliyor. Her yer aydınlanıyor. Karanlığı da seviyorum ama o ilk kızıllık kadar değil. Bulutlar yanık yanık oluyor. Kokusu buraya kadar geliyor. Ve o koku geldiğinde, benim için hazırlık zamanı demek oluyor. Formanı giy, yapabilirsen bir de kahvaltı ve okula…

Artık okula Damla’yla gidiyorum. Daha doğrusu uğrayıp evinden alıyorum. Her ne kadar yalnız yürümeyi sevsem de Damla sevmiyor yalnız okula gitmeyi.

Şu yalnız bir halt yiyememe takıntısını anlayamıyorum. Kantine biriyle, lavaboya biriyle, okula biriyle, dersaneye biriyle… Oysa ben her şeyi yalnız yaparım. Bencil olduğumdan mı yoksa alıştığımdan mı, bilmiyorum ama yalnızlık hoşuma gidiyor.

Birileri gelip yanıma oturduğunda rahatsız oluyorum –ki zaten işleri düşmese gelmezler.-

Ve bende en kolayını yapıp veriyorum istediklerini.

Gitsinler diye,

Beni bana bıraksınlar diye,

Sabah yandıklarını gördüğüm pamuk şekerlerime bakabileyim diye…


Ben derim ki...

<- Yeni Karalamalar :: Tozlu Satırlar ->


Soğuk, soğuk, soğuk...
Her hakkı yastığımın altında saklıdır. Ama "Yok, ben kaynak göstereceğim." diyorsan ayrı...